YÜRÜTME KURULU TARTIŞMALARINA DAİR

01.10.2020

EMO İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu yürütmesinin oluşturulması 23 Şubat 2020 tarihinden bugüne kadar tamamlanamadı. Bu durum, bugüne kadar gerek Şube Danışma Kurullarında ve Merkez Genel Kurulu’nda gerekse kulislerde çokça dile getirildi, bu konu üzerine çeşitli spekülasyonlar yapıldı. Üyelerimizin sorunlarını gündeme almayanlar, Oda içerisindeki duruşumuza ve emeğimize karşı argüman üretemeyenler, bu konuya dört elle sarıldı. Emekten Yana Mühendisleri ve benzer tavır alan Politeknik’i yürütmenin oluşturulmamasının sorumlusu olarak göstermeye çalıştı. Genellikle kapalı kapılara ardında yürütülen bu dezenformasyon çabaları bu konu hakkında bir açıklama yapmamızı zorunlu kıldı.

Öncelikle belirtmeliyiz ki, Emekten Yana Mühendisler olarak, yürütme kurullarına girmeme gibi genel bir tavrımız söz konusu değildir. Ancak yürütme kurulu bize göre -ve kimilerinin düşüncesinin aksine- boşluk doldurulacak bir koltuk da değildir. Yürütme bir icra organıdır ve bir program etrafında çoğunluğu oluşturmuş grupların yürütmeyi oluşturması gerekir.

Herhangi bir konuyu sebeplerinden bağımsız olarak sonuçları üzerinden tartışmak bilimsel değildir. Bu konuda aldığımız tutumu da tüm süreci göz önünde bulundurak değerlendirmek gerekir. Buradan hareketle öncesiyle birlikte süreci ele alırsak:

İstanbul Şubesi seçimleri öncesi Şube Danışma Kurulu’na işlevsellik kazandırmak için yoğun çaba gösterdik. Oda’nın üyesiyle bağlarının oldukça zayıfladığı, TMMOB’ye dönük saldırıların yoğunlaştığı bu dönemde temel noktalarda oluşturulacak bir uzlaşı ile seçime girilmesi konusunu zorladık. Öyle ki, “illa yönetimde olalım, illa belli bir sayıda delegemiz olsun” diye bir ısrarımızın olmadığını Danışma Kurulu önünde deklare ettik. Demokrat listenin yönetim kurulu adaylarının tartışıldığı bu süreçte, bir çok grup birlikteliğin sağlanmasına dönük benzer bir anlayışla hareket ederken; önceki 41. dönem yönetimini oluşturan Demokratik Birlik (DB) İstanbul bileşenleri (Demokratik Platform, İstanbul Çağdaş Demokrat Mühendisler, Özgür Baretliler);

  • yönetim kurulunda 4 kişi (2 kişi İÇDM, 1 kişi DP, 1 kişi ÖB)
  • delegasyonda da toplam 300 kişi (İstanbul Şube delegesinin %79,8’i)

almaya dönük koltuk pazarlıklarında bulundular ve kendilerini dayattılar. Bu süreçte DB dışında kalan gruplar, birliği sağlamak adına kurullarda ve delegasyonda önemli fedakarlıklarda bulundu (Demokratik Birlik bileşenleri sonuçta 230 delege aldı).

Seçim sonrasında ise bu yapı içerisinde olan ve yönetimden “2 koltuk kapan” İÇDM’nin “yürütmeye girmeme” tavrı bütün bu süreci tıkayan ana unsur oldu. Seçim öncesi bütün tartışmalarda bu grup tarafından “yürütmede olmamak” noktasında herhangi bir görüş belirtilmedi. İÇDM’nin gerekçesini hala netleştirmedikleri bu tavrı, seçim sonrası değil de seçim öncesi ortaya çıksaydı, yürütme konusu öncelikle Seçim Komisyonu’nda, daha sonra da Danışma Kurulu önünde tartışılabilirdi.

Süreç bununla da sınırlı değildir. EMO Ankara Şubesi seçimlerinde seçimi kazanan listenin gerici, faşistlerle ittifakının bir deklarasyonla kınanması ve Ankara Şubesi’nin yeni YK sını oluşturan gruplarla ilişkilerin kesilmesi noktasında tam bir birlikteliğin oluşmaması da bu olumsuz durumun tuzu biberi olmuştur. Ankara’daki süreci kınamayan, ama İstanbul Şubesi’nin yürütmesinde yer alan grupla hiçbir şey olmamış gibi, ya da “Ankara ayrı, İstanbul ayrı” gibi bağlamından koparılan ilişkiler içinde olmamız söz konusu olamazdı.

Ek olarak Korona sebebiyle aylar sonra gerçekleştirilen EMO Genel Kurulu’ndaki çıkarılan liste de, tavrımızın ne kadar doğru olduğunu bir kez daha göstermiştir. Genel Kurul’da İÇDM, Demokratik Platform, Özgür Baretliler ve Ankara’da gerici faşistlerin desteğiyle seçilerek yönetime gelen gruplardan Toplumcu Mühendisler bir kez daha birlikte hareket etti ve aynı listede yer aldı (*). Başka bir deyişle İstanbul Şube Genel Kurulu’nda beraber davranan 4’lü yapı Genel Kurul’da da birlikte davrandı.

Sonuç olarak kimsenin bizden, bazı temel demokratik ilkelerde bile anlaşamadığımız bir birliktelikte bulunmamızı, çoğunluğu oluşturanların karar aldığı ama sorumluluğu almadığı bir ortamda bu kararların uygulayıcısı olmamamızı beklemeye hakları yoktur. Yürütmenin oluşturulmaması konusunun sorumluları aranacaksa;

  1. Yönetimde 2 kişi ile diğer grupların iki katı temsiliyet sağlayan İÇDM’ye,
  2. Merkez ittifakı için İÇDM’nin kurul ve delegasyon hesaplarını tüm Danışma Kurulu’na dayatan Demokratik Platform’a
  3. Son Ankara Şubesi seçimlerinde Meslekte Birlik’le ittifakı örgütleyerek veya örgütleyenlerle birlikte davranarak Demokrat Mühendisleri Ankara’da deviren Demokratik Birlik bileşenlerine,
  4. Kendi yürütmesini oluşturamayan İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı’na

bakmak gerekir.

Emekten Yana Mühendisler olarak, birçok üyenin emeği ve direngenliği ile hayat bulmuş bir kültürün ve bileşenlerinin savrulması veya tıkanmasını istemiyoruz. Bu hassasiyetle içinde bulunduğumuz tüm ortamlarda, kurullarda, komisyonlarda yoğun çaba harcayarak EMO’yu büyütmeye ve meslektaşlarımızın sorunlarına çözüm aramaya çalışıyoruz. İstanbul Şube Yönetimi’nin aldığı kararlardaki sorumluluğumuzun da farkında olarak hareket ettiğimizi belirterek bir hesap verilecek veya sorulacaksa bizim buna açık olduğumuzu da söyleyebiliriz. Sorunlu bulduğumuz husus, tartışmanın ve eleştirilerin dar bir alana hapsedilmesi tutumudur.

Şube yürütmesinin tamamlanamaması bir problem olmakla birlikte Oda içerisindeki temel problemlerden biri değildir. Ülkemizin, Odamızın, mesleğimizin ve mesleşteşalarımızın önünde binlerce sorun bulunmaktadır. Bu sorunları çözmek için demokrat ilkeler etrafında tüm grup ve kişilerle birlikte yürüyebileceğimizi ancak demokrat ilkeleri ortadan kaldıran, Oda’da sağ, liberal, piyasacı düşünceyi hakim kılmaya çalışan anlayışlara karşı amansızca mücadele edeceğimizi bir kez daha duyuruyoruz.

EMEKTEN YANA MÜHENDİSLER

(*) EMO Ankara Şube Seçimleri süreci ile ilgili uzun ve kapsamlı değerlendirmemizi bir kez daha aşağıdaki linkten okumanızı tavsiye ediyoruz. https://emektenyanamuhendisler.org/emoda-gericilige-sagcilasmaya-gerici-ve-fasistlerle-isbirligine-karsi-cagri-baslikli-yazi-dizimizi